İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hakkımda

Herkese merhaba, öncelikle kendimden bahsetmem gerekirse Anadolu’nun turkuaz renkli kenti Mersin’de doğdum ve burada yaşıyorum. Pek başarılı bir öğrencilik dönemi geçirmedim. Ancak o kadarda umutsuz vaka değildim. Lise yıllarımda hedeflediğim Kabataş Erkek Lisesi’ni 1-2 puan (yok canım) ile kaçırarak Mersin Anadolu Lisesi‘ne yerleştim. (Evet ciddi değildim okuluma 420 ile girmiştim Kabataş ise 485 ile alıyordu…) Annem avukat olmamı, babam ise mühendis olmamı istiyordu. Bir inat ile Dil bölümünü seçerek “fars dili okuyacağım ben!” diyerek hayatımın hatasını yaptım. Ancak söylemeden edemeyeceğim; eğer İngilizce’ye biraz yatkınsanız ve diğer derslerde başarılıysanız diploma notu sağlam kasıyorsunuz. Lise sonrasında Üniversite eğitimi için sınava girdiğimde sayısal çözdüm ve bir dilci olarak çalışmadan diploma notumun sağladığı avantaja dayanarak Hatay’da Bilgisayar Mühendisliği kazandım. Hatay güzel memleket, özellikle kahvaltılıkları ve döneri. Ortalama 1 yıl kadar Hatay’da yaşadım ve okudum, ardına okuldan ayrıldım. -atıldım- Bir sonraki yıl kendimi Mersin Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği‘nde buldum. Açıkçası bölüm ile pek aram olmasada ilk başladığımda gaza gelip muafiyetler ile birlikte 3,70 ortalamayı görmüşlüğüm var. Hatta fazla uçup kaçıp Otomotiv Mühendisliği Derneği, Makine Mühendisleri Odası gibi dernek ve odalara üye olup aktif rol almaya çalıştım. Bilgisayar içimde ukte kaldığından Hatay’da okuduğum dönem öylesine girdiğim YGS puanını kullanarak bu yazımda bahsettiğim kapsamda uzaktan eğitim Mersin Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı ‘na kaydoldum. Mühendislikte aldığım dersler sayesinde 1 yılda yüksekokuldan mezun oldum.

İş hayatıma biraz dönecek olursak ortaokulun son sınıfından beridir freelancer olarak programlama işleri yapmaktayım. Ortalama 200’ün üzerinde proje geliştirdim, 10’a yakın firmada remote ya da yarı zamanlı çalıştım, 1 firmada tam zamanlı çalıştım. (Nisan 2018 ‘de firma kurdum.) Otomotiv mühendisliği okurken, okulun güz dönemine girmeden tam zamanlı bir iş buldum. E-ticaret faaliyeti gösteren Necmark Bilişim Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. ‘ye işe girdim. Sonrasında otomotiv mühendisliğini bıraktım. 5-6 ay civarında ilgili şirkette çalıştım. Sabit işimden ayrılmadan 2 ay evvel okumayı benden daha çok seven; psikoloji, sosyoloji, radyo-tv-sinema eğitimi alan video prodüktörü olan, kendisine çok güvendiğim Kutlay ile birlikte USTA BİLİŞİM & PRODÜKSİYON firmasını kurdum. -10 Nisan 2018- O dönemler tekrardan eğitim hayatıma dönmek istedim, DGS sınavına girmeyi ve Mersin Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliğine gitmeyi hedefledim. Lakin sınava çalışmadığım için fazla uzak-taşra illere ancak yerleşebilecek puan elde ettim.  Bu puanımı hukuku, siyaseti, tarihi, insanları sevdiğim için Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden yana kullandım. Okul yakında bitiyor inşallah. (Makine,  İşletme gibi bölümlere de örgün ve açık öğretim ile kayıt olup devam etmediğim oldu. Bunları anlatmanın pek bir manası yok.) Açıkçası çok bölüm gezdim, 2 mühendislik bıraktım. Gururla söylüyorum ki uzaktan öğretim önlisans mezunuyum. Ayrıca İktisat Fakülte‘liyim.

-eleştirim-

Türkiye’de benim gibi lisede dil bölümü mezunu olan birisi gayet rahat mühendislik eğitimi alabiliyor, mühendislik fakültesini kazanabiliyor. -300 bine çekilen mühendislik sınırı sayesinde 2-3 mat-2, 1-2 kimya, 1-2 biyoloji, 0,25 fizik neti ile gayet kazanabilirsiniz.- Hatta çok iyi ortalamalar bile yapabilirsiniz. Ülkemizdeki her mahalleye 1 üniversite politikasından ötürü ve yıllık binlerce mühendislik mezunlarını gördükten sonra açıkçası bilgisayar dalında 4 yıl dirsek çürütmenin bana fayda katmayacağını düşünerek eskisi gibi otodidakt yoluma devam etmeye karar verdim. Kimse kusuruma bakmasın, küçükte görmüyorum ancak bu gözlerim ne bilgisayar mühendisleri gördü farklı işlerle uğraşan (bkz: tekel büfe işletmeciliği, otobüs şoförlüğü, özel güvenlik görevliliği …).  Sen kalk mat-2 ‘de birkaç netle mühendislik fakültesine gel, hoca sana fizik dersine daha N sembolünün büyük yazılması gerektiğini anlatsın, kaç dönem üst üste bilgisayar mühendisliğine giriş dersinden kal, diferansiyelden falan kal matematikten de hiç anlama, 4 yıl boyunca batak at, 101 oyna, kopya çekerek bir şekilde fakülteden mezun ol, kendini geliştirmek namıma bir girişimde dahi bulunma. Ancak adın bilgisayar mühendisi olsun. İş bulamadığında da otur ağla, farklı işlere girmek zorunda kalınca da devleti suçla. Açıkçası devletin eğitim anlamında olan politikasını sevmiyorum. Ancak öğrencilerinde boş geçirdiği 4-5 yılın ardından iş bulamadığında devlete leke atmasından da hiç haz almıyorum. Bu devletin değil en başta sizin suçunuz. Piyasa mühendis değil işini iyi yapan geliştirici arıyor. Sen programlama dilinin p’sini bilmezsen maalesef diploma bir kağıt parçası. Tabi bu demek değildir ki gidip okumayın, okuyun abi yine okuyun bu ülkede neyin ne olacağı belli olmaz. Bilgisayar mühendisliğinde öğrenci olduğum dönem kaydolduğum Bilgisayar Mühendisleri Odası çıkıp 2 gün sonra “programlama, bilgisayar” alanında ki hiç bir işin proje yöneticiliğini mühendis olmayan adam üstlenemez falan der. Küçük bilişim firmalarına da bilgisayar mühendisi çalıştırma zorunluluğu falan getirir, imza yetkisi cart curt. Bir de bunu kanunlaştırırlar o zaman ayvayı tam yersiniz. Ondan okuyun. Benim düşüncem sadece biraz farklı. (ha bu cümleler benim okumayacağım falan manasına gelmiyor 2 gün sonra bilgisayar mühendisliği okuduğumda taşlamayın beni.) Ben mühendislik okunmasına karşı değilim sadece okuyan öğrencilerin gittiği yola hayıflanıyorum. Biraz matematik bilin, fizik bilin, temel bilimleri öğrenin. Bölümün otomotiv mühendisliği ise git autocad öğren solidworks öğren malzeme bilimi öğren; bilgisayar mühendisliği ise git programlama dili öğren kendine bir alan seç, de ben mobil arayüz tasarımcısı olacağım de ben back-end developer olacağım, veri tabanı yöneticisi olacağım vs. ancak bir şey seç ve yap. İngilizce öğren yetmedi başka bir dil daha öğren. O konferans benim bu seminer senin gez toz ve daima öğren.

Hobilerim arasında iş geliştirme, yeni fikirler üretme var. Boş zamanlarımda ciddi anlamda yeni fikirler üretmeye çalışıyorum.  Reklam izlemeye bayılırım bana kalırsa ufku genişletiyorlar, size marka iletişiminin sanatını ortaya koyuyorlar. Bunca programlama faaliyetimin yanı sıra Marka vekili olmak için çabalıyorum. Kendime ait ve tamamını kendimin tescil ettiği Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli 4 adet markam mevcut.

Hukuk, tarih, siyaset, programlama, teknoloji, tasarım, eğitim ve ekonomi gibi alanlara oldukça ilgiliyim. Blogumda bunlara yakın yazılar bulabilirsiniz.

Şu dönemlerde udemy için eğitim seti hazırlamaktayım. İlgili eğitim setinin linkini pek yakında burada paylaşırım.

İş hayatıma geri dönecek olursak firmayı kuralı 1 yılı geçti, 1. ofisin kontratı bitti, 2. ofise geçtik, İzmir şubesini (sanal ofis ile) açtık. Aktif projeler geliştirmeye devam ediyoruz.

Okuduğunuz için teşekkür ederim, takipte kalmanız dileğiyle.